Bayburt HSM




Haberi ... ta paylaş.

BlinkList del.icio.us FaceBook Folkd Furl Google Linkarena Mister Wong oneview Webnews Yahoo MyWeb YiGG
21-27 MART 2016 DÜNYA TUZA DİKKAT HAFTASI 11 Punto  14 Punto 


  21-27 MART 2016 DÜNYA TUZA DİKKAT HAFTASI



GİZLİ TUZA DİKKAT EDELİM



          Dünya
Sağlık Örgütü;  yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları
başta olmak üzere şişmanlık, şeker hastalığı ve bazı kanser türlerinden
korunmak ve kemik sağlığını korumak amacıyla tüketilmesi gereken tuz miktarını
günde 5 gram (bir tepeleme çay kaşığı veya 1 silme tatlı kaşığı) olarak
önermektedir. Bu miktar ise yemeklere tuz eklenmeden doğal olarak günlük
tüketilen yiyecek ve içeceklerle sağlanmaktadır. Sofra tuzunun yaklaşık @’ ı
sodyumdur. Toplam 5 g tuz yaklaşık 2000 mg sodyum içermektedir.



         Bakanlığımız
tarafından Kasım 2011 yılından beri “Türkiye
Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı”
yürütülmektedir.  Söz
konusu program kapsamında fazla tuz tüketiminin sağlık üzerine olumsuz
etkilerine yönelik kamuda farkındalık oluşturulması ve bilgilendirme yapılması,
aşırı tuz tüketiminin azaltılması amacıyla dünyada olduğu gibi ülkemizde de
“Tuza Dikkat Haftası” etkinlikleri yapılmaktadır. Her yıl belirlenen farklı bir
tarihte gerçekleştirilen  “Dünya Tuza Dikkat Haftası” bu yıl 21-27
Mart 2016
tarihleri arasında olacaktır.



        Bu yıl
tema olarak;  daha önceki yıllara göre toplumda aşırı tuzun sağlığa
etkileri konusunda farkındalığın biraz daha arttığı, farklı sektörlerde
işbirliklerinin gerçekleştiği,  yine de tükettiğimiz tuzun fazla olduğu
vurgulanmış, özellikle farkında olmadan gıdalarla aldığımız gizli tuza dikkat
etmemiz gerektiği belirtilmiş  ve daha az tuzlu olan gıdaları tercih
etmemiz  önerilmiştir.



           2012’
de Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneğince 4 ilde
  (İstanbul, Ankara, İzmir ve Konya) 657 kişide gerçekleştirilen
 “Türkiye’ de Tuz Tüketimi Çalışmasında (SALTurk 2)”  kişi
başı günlük tuz tüketiminin biraz azalmakla beraber halen sağlığı olumsuz
etkileyebilecek düzeyde olduğu saptanmıştır(15 g/gün).  Söz konusu
çalışmada günlük tuz tüketiminin U.5’ inin yemek tuzundan, 1.9’ unun ekmek
tuzundan, .6’ sının sofra tuzundan geldiği belirlenmiş,  yemek tuzunun ise;
B.62’ sinin eklenen tuz, .75’ i işlenmiş tuz, %2.15’ i doğal olarak gelen
tuz olduğu saptanmıştır.



         Sonuç
olarak dünyada birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de tuz tüketimi hala
fazladır, Bölgelere göre farklılık görülmekle birlikte günlük tüketim genel
olarak önerilenin 2.5-3.5 katı kadardır. Günlük tuz tüketimi 5 gramdan az
olmalıdır. Daha az tuz tüketiminin sağlanması için Sağlık Bakanlığı Türkiye
Beslenme Rehberinde aşağıdaki önerilere yer vermiştir. 



Öneriler:



1.      Tuz tüketimi azaltılmalıdır. Günlük
olarak 5 gramı (1 tepeleme çay kaşığı veya1 silme tatlı kaşığı) geçmemeli ve
iyotlu tuz kullanılmalıdır.



2.      Besin sanayisinde kullanılan ve
genellikle ambalajlı besinlerin besin etiketinde yer alan mono sodyum glutamat,
sodyum nitrat, sodyum bikarbonat, sodyum sitrat, sodyum askorbat vb. tüm
sodyumlu bileşiklerin tüketimine dikkat edilmelidir. Çünkü bunlar besinin
tuz/sodyum içeriğini artırmaktadır.



3.      Yemek hazırlama, pişirme ve tüketim
sırasında ilave edilen tuz miktarı azaltılmalıdır. Hatta besinlerin bileşiminde
sodyum bulunması nedeniyle hazırlama ve pişirme sırasında mümkünse tuz
eklenmemelidir.



4.      Sofrada yemeklere tuz ilavesi
yapılmamalı ve sofradan tuzluk kaldırılmalıdır.



5.      Hazır soslar (soya sosu, ketçap sos,
barbekü sos, tartar sos, salsa sos, hardal, makarna sosu gibi), atıştırmalık
ürünler (cips, tahıl bazlı bar, meyve bazlı bar, ekstrüde ürünler, patlamış
mısır gibi), tuzlanmış kuruyemişler (fındık, fıstık, ceviz, badem, leblebi,
kavurga, kabak ve ayçiçeği çekirdeği, her türlü çekirdek içi vb.), turşu ve
salamura (siyah ve yeşil zeytin, sebze turşuları), balık konserveleri,
tuzlanmış, tütsülenmiş ve/veya salamura edilmiş et ve balık ürünleri ile
aromalı/aromasız, doğal/doğal olmayan mineralli içecekler yüksek miktarda tuz
içermeleri nedeniyle az tüketilmelidir.



6.       Geleneksel olarak evlerde hazırlanan
turşu, salça, tarhana, kurut, yaprak salamurası vb. yiyeceklerin tuz içeriği
fazladır. Bu nedenle daha az tüketilmeli ve hazırlarken yüksek miktarda tuz
kullanımından kaçınılmalıdır.



7.      Salamura ürünlerin tuz içeriğinin
azaltılması için suda yıkama ve bekletme gibi işlemler uygulanabilir.



8.       Satın alınan işlenmiş ürünlerin
etiket bilgisi mutlaka okunmalı, tuzsuz yada tuzu azaltılmış ürünler tercih
edilmelidir.



9.      Ambalajlı tüketime sunulan gıdaların
içeriği etiket bilgisinden okunmalı ve benzer gıdalarda tuz ve tuz yerine geçen
maddelerin miktarları daha düşük olanlar tercih edilmelidir.



10.   Ev dışı beslenmede yemeklerin ve
besinlerin içindeki tuz miktarı öğrenilerek mümkünse az tuzlu veya tuzsuz
hazırlanması istenmelidir.



11.  Tuz yerine doğal lezzet arttırıcılar
(soğan, sarımsak, baharatlar, limon, sirke,  biber vb.) kullanılmalıdır.



12.   Tuz tüketiminin azaltılması
konusunda bir süre ısrarlı davranıldığında, kişinin tuzu azaltılmış beslenme
biçimine alışabileceği unutulmamalıdır.



 Kaynaklar



1.      Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk
Sağlığı Kurumu Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı.



2.      WHO Salt Reduction Fact Sheet, 
No 393, 2014. 



3.      http://www.actiononsalt.org.uk



4.      Türkiye Beslenme Taslak Rehberi,
2016.



 



GİZLİ TUZ ALIMINI AZALTMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR



0cm 0cm 0cm 0cm" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0">




 


·        
Besin sanayisinde kullanılan ve genellikle ambalajlı
besinlerin besin etiketinde yer alan; 


-mono sodyum glutamat


-sodyum nitrat


-sodyum bikarbonat


-sodyum sitrat


sodyum askorbat vb. tüm sodyumlu bileşiklerin
tüketimine dikkat edilmelidir. Çünkü bunlar besinin tuz/sodyum içeriğini
artırmaktadır.


-Hazır soslar (soya sosu, ketçap sos, barbekü sos,
tartar sos, salsa sos, hardal, makarna sosu gibi)


-Atıştırmalık ürünler (cips, tahıl bazlı bar, meyve
bazlı bar, ekstrüde ürünler, patlamış mısır gibi)


-Tuzlanmış kuruyemişler (fındık, fıstık, ceviz,
badem, leblebi, kavurga, kabak ve ayçiçeği çekirdeği, her türlü çekirdek içi
vb.)


-Turşu ve salamura (siyah ve yeşil zeytin, sebze
turşuları)


-Balık konserveleri, tuzlanmış, tütsülenmiş ve/veya
salamura edilmiş et ve balık ürünleri


-Aromalı/aromasız, doğal/doğal olmayan mineralli
içecekler


yüksek miktarda tuz içermeleri nedeniyle az
tüketilmelidir.


·        
Geleneksel olarak evlerde hazırlanan turşu, salça,
tarhana, kurut, yaprak salamurası vb. yiyeceklerin tuz içeriği fazladır. Bu
nedenle daha az tüketilmeli ve hazırlarken yüksek miktarda tuz kullanımından
kaçınılmalıdır.


·        
Ambalajlı tüketime sunulan gıdaların içeriği etiket
bilgisinden okunmalı ve benzer gıdalarda tuz ve tuz yerine geçen maddelerin
miktarları daha düşük olanlar tercih edilmelidir.


·        
Satın alınan işlenmiş ürünlerin etiket bilgisi
mutlaka okunmalı, tuzsuz yada tuzu azaltılmış ürünler tercih edilmelidir.


·        
Salamura ürünlerin tuz içeriğinin azaltılması için
suda yıkama ve bekletme gibi işlemler uygulanabilir.


·        
Ev dışı beslenmede yemeklerin ve besinlerin içindeki
tuz miktarı öğrenilerek mümkünse az tuzlu veya tuzsuz hazırlanması
istenmelidir.




  



 



 



AŞIRI TUZ İÇEREN BESİNLER 








 


·        
Hazır soslar (soya, ketçap, barbekü, tartar, salsa,
hardal, makarna vb soslar)


·        
Atıştırmalık ürünler (cips, tahıl bazlı bar, meyve
bazlı bar, patlamış mısır gibi)


·        
Tuzlanmış kuruyemişler (fındık, fıstık, ceviz,
badem, leblebi, kavurga, kabak ve ayçiçeği çekirdeği, her türlü çekirdek içi
vb.)


·        
Turşu ve salamura besinler (siyah ve yeşil zeytin,
sebze turşuları), balık konserveleri,  tuzlanmış ve/veya salamura
edilmiş et ve balık ürünleri


·        
Aromalı/aromasız, doğal/doğal olmayan gazlı/gazsız
mineralli içecekler


·        
Geleneksel olarak evlerde hazırlanan turşu, salça,
tarhana, yaprak salamurası vb. besinlerdir.


 




  Kaynak:(Türkiye Beslenme Taslak Rehberi,
Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, 2016)



BAYBURT HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ



BULAŞICI OLMAYAN HASTALIKLAR,



PROGRAMLAR VE KANSER ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ



Tarih: 21.03.2016 Saat: 13:31 Gönderen: omerheme

BAYBURT UN DEV SİTESİ

Seçenekler
Arkadaşına Gönder Yazıcı Dostu
Üzgünüm, bu haber için yorumlar aktif değil.

Kategori:

Di

| Ana Sayfa |


BAYBURT HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ
ZAHİT MAH AYYILDIZ CAD NO:4 BAYBURT

SANTRAL : 458 211 7433 FAKS : 458 212 8946 E POSTA : bayburt.hsm@saglik.gov.tr